Salı, Ocak 11

-İKİNCİ BÖLÜM

PİLAS:Eğer böyle mızmızlanacaksan ben gelmiyorum baştan söyleyeyim.

MAYA:Niye mızıkçılık ediyorsun.Gelmek istemiyorsan baştan söyle.Ben yalnız da giderim.
PİLAS:Mızıkçılık falan etmiyorum hep aynı şey oluyor.Ne zaman ormana gitsek yarı yolda şikayete başlıyorsun.
MAYA:Bu sefer geldiğine değecek diyorum.
PİLAS:Sanki geçen sefer değmemiş miydi.(muzipce güler)
MAYA:Utandırma beni.Sana olan sevgimi alay konusu yapma.Yoksa ..
PİLAS: Yoksa?
MAYA:Yoksa beni bir daha göremezsin.(Koşmaya başlar)
PİLAS: Hey nereye gidiyorsun ? Koşma …bak yakalarsam ne yapacağımı biliyorsun.Dur dedim..Nerde bu bahsettiğin büyük kaya.
MAYA: Beni yakalarsan nerede olduğunu bulursun.
PİLAS: Seni seviyorum.
MAYA: Daha çok bağır seni duyamıyorum.
PİLAS: Seni diyorum..
MAYA: Daha hızlı koş ..ne diyorsun rüzgar var.

Görüntüler birden değiştiğinde Maya karşısındaki şaşkın bakışlı müşteriyi Patronuyla konuşurken gördü.İkisi de ağzı açık ona bakıyorlardı.Bu kadın deli diyen müşterinin dışarıya çıkışını ve patronun ona ne büyük bir nefretle dönerek baktığını film izler gibi seyrediyordu.Bir anlam veremiyordu.Biraz önce o müşterinin içeriye girdiğini hediyelik eşyalara baktığını ve peki bunlar kaça dediğini hatırladı.Sonra …sonrası Evet onlar haklılar ben deliriyorum diye düşündü Maya..Peki bu olanlar? Sanki ayak üstü bambaşka bir yere gitmişti.Her şey o kadar gerçekti ki.Sanki şu an yaşadıkları rüya gibi geliyordu.Neredeydi ve kiminleydi bir anlam veremiyordu.Yaşadığım gerçeklikten uzaklaşıyorum herhalde diye düşündü.Saate baktı .Öğle yemeğine beş dakikası kalmıştı.Giyindi ve dışarıya çıktı.Arkasından gelen -hey nereye cümlesi onu durdurmaya yetmemişti.Karnım açıktı diye düşündü.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder