Salı, Ekim 20
SİZ HİÇ?
Anlamsız bir koşuşturmacayla geçen günler serisine bir yenisini daha eklediğimizde elimize ne geçiyor?kaç kişinin takdirini alıyoruz veya takdir görmek için mi yaşıyorus?Yaşam bi puzzlesa niye itinayla o puzzle tamamlamaya çalışıyoruz...niye her parçasını itinayla yerine yerleştirmeye çalışıyoruz...Peki bu oyunun kurallarına uygun mu?anlatmak istediğim burda sonuç mu önemli süreç mi?parçaları karman çorman yapmak puzzelı bozup tekrar yapmak veya onu beğenmedığımızde başka bırine geçme korkusu neden?Bişilere bağlandığımız zaman hayatımızı garantıye mı alıyoruz?peki biz nerdeyiz?Gerçekten ne kadar kendimiz için varız?Bizi itinayla gördükleri kişi olmaktan ne zaman vazgeçeceğiz?ne zaman?sizin hiç nefesinizin kesildiğinizi hissettiğiniz olmadı mı?içinizdeki bu fırtınanın nedenini bile bilmeden...siz hiç?
Pazartesi, Ekim 19
SADECE KENDİME

Hayat çok garip...bazen nerde olduğuna kendin de karar veremiyorsun..belki vermek te istemiyosun kim bilir?Bu hayata dahil etmiyorsun kendini..İnsanları görüyorsun zamanla diyorsun ki...Bunların hepsi aynı model mi defolu üretim bu denli yaygın mı?Çıkarlar doğrultusunda konuşmalar,selamlaşmalar...kısaca maskeler...ruhunun çıplaklığını serglemektan ölesiye korkan kuklalar...sahneden bakıldğında ne kadar komık olduklarını bılmeden bi koşuşturmaca içersinde kocaman bi kalabalık..Peki bu koşuşturmaca niye...belki de hayat dediğin bu tabloyu doldurmaktan başka bışı dııldır...biz kafamısda büyütmüşüzdür...
tesadüf diye bir şey var mı ... yoksa bu nedir... varsa gerçek midir yoksa yanılsama mı ?O kadar çok şey var ki gerçekten sana dair...dilim varmıyor...soruyorum sessizce...cevapları bilmiyorum... Ve belki...Aynı Anda Başka İnsanlara, Seni Seviyorum Demişizdir. Mutlak Güven Duygusuyla, Başımızı Başka Omuzlara DayamışızdırOlamaz mı? Olabilir....Belki hiç birşey gerçek diilll belki de herşey bir yanılsama...olamaz mı?olabilir...
BİR PLAK GİBİ GÖKTE DÖNÜYOR MAVİLİK
Bir plak gibi gökte dönüyor mavilik,
Sesi aşağıda, çok aşağıda,
Üstünde bir duvarın. Duvarsa,
Dondurma yiyen bir çocuğun eli sanki,
Taşmış akıyor,
Öpüyor toprağı kanatan nar çiçeklerini.
Öpülüyorum bembeyaz çimlerinde yalnızlığımın,
Sonuzluk yarın...
Edip Cansever
Sesi aşağıda, çok aşağıda,
Üstünde bir duvarın. Duvarsa,
Dondurma yiyen bir çocuğun eli sanki,
Taşmış akıyor,
Öpüyor toprağı kanatan nar çiçeklerini.
Öpülüyorum bembeyaz çimlerinde yalnızlığımın,
Sonuzluk yarın...
Edip Cansever
Çarşamba, Ekim 7
....insan kendinden bile vazgeçebiliyorsa geride ne kalır ki vazgeçemeyeceği...bu bir önem sırası değll kendinden öte olanlar olmalı hayatınızda diyeceksiniz..peki ya bir gün görürseniz aslında hiç kimse yokmuş biz onlara anlamlar yüklemişiz, olmalarını istedığı gibi görmüşüz onları aslında hayat tek bilinmeyenli bir denklemmiş ısrarla biz onu kuantum tarzı görmüşüz...aslında biz de koca bir hiçmişiz...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)