| |||
Cuma, Eylül 24
Delinin Ölümü
Cuma, Eylül 3
MASAL (1)
Ne zaman üzgün olsam ,ne zaman dibe vursam annemin anlattığı masalı düşünürüm….
Geçmiş zamanda bilinmeyen bir ülkede ve hiç kimsenin duymadığı bir krallıkta bir prenses yaşarmış.Prenses çok mutsuzmuş ve yüzü hiç gülmezmiş.Kral muazzam bir zenginlik ve bolluk içinde olan ülkede her şeye sahip olmasına rağmen kızının yüzünün asıklığına ve mutsuzluğuna bir çare bulamazmış.Öyle ki yaşlı kral gün gelmiş kızının bir kerecik gülüşü için tüm krallığını verecek duruma gelmiş. Yemeden içmeden kesilmiş hastalanarak yataktan kalkamaz hale gelmiş. Prenses de babasının bu durumuna üzülüyormuş ama bir türlü yüzündeki hüznü yok edemiyormuş.Sürekli canı sıkılıyor ve aklına olumsuz ,kötü şeyler geliyormuş.Bu kötü düşünceler o derece artmış ki,artık uyku dahi uyuyamaz hale gelmiş.Uyku uyuyamadığı içinde tüm gece sarayı gezmeyi alışkanlık haline getirmiş.Yine bir gece uykusuzluktan gözleri şişmiş bir vaziyette sarayı gezerken daha önce hiç görmediği bir kapının önünde durmuş.Belki de yüzlerce defa bu koridordan geçmesine rağmen bu değişik işlemeli kapıyı ilk defa görmekteymiş.Kocaman bir kapı kolu ve anahtarının olmaması onu iyice meraklandırmış.İçeriyi çok merak etmiş olmasına rağmen yine de hemen kapıyı açıp içeriye girmeye cesaret edememiş.Ta ki, içeriden gelen iniltiyi duyuncaya kadar.Cesaretini toplamış.dişlerini sıkmış ve kapıyı açarak içeriye girmiş….
Geçmiş zamanda bilinmeyen bir ülkede ve hiç kimsenin duymadığı bir krallıkta bir prenses yaşarmış.Prenses çok mutsuzmuş ve yüzü hiç gülmezmiş.Kral muazzam bir zenginlik ve bolluk içinde olan ülkede her şeye sahip olmasına rağmen kızının yüzünün asıklığına ve mutsuzluğuna bir çare bulamazmış.Öyle ki yaşlı kral gün gelmiş kızının bir kerecik gülüşü için tüm krallığını verecek duruma gelmiş. Yemeden içmeden kesilmiş hastalanarak yataktan kalkamaz hale gelmiş. Prenses de babasının bu durumuna üzülüyormuş ama bir türlü yüzündeki hüznü yok edemiyormuş.Sürekli canı sıkılıyor ve aklına olumsuz ,kötü şeyler geliyormuş.Bu kötü düşünceler o derece artmış ki,artık uyku dahi uyuyamaz hale gelmiş.Uyku uyuyamadığı içinde tüm gece sarayı gezmeyi alışkanlık haline getirmiş.Yine bir gece uykusuzluktan gözleri şişmiş bir vaziyette sarayı gezerken daha önce hiç görmediği bir kapının önünde durmuş.Belki de yüzlerce defa bu koridordan geçmesine rağmen bu değişik işlemeli kapıyı ilk defa görmekteymiş.Kocaman bir kapı kolu ve anahtarının olmaması onu iyice meraklandırmış.İçeriyi çok merak etmiş olmasına rağmen yine de hemen kapıyı açıp içeriye girmeye cesaret edememiş.Ta ki, içeriden gelen iniltiyi duyuncaya kadar.Cesaretini toplamış.dişlerini sıkmış ve kapıyı açarak içeriye girmiş….
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)