Salı, Ocak 18

ONSEKİZİNCİ BÖLÜM

Sabah işe giderken en nefret ettiği şey tadıdık birisine rastlamaktı.Mutlaka işe geç kalmak üzere olur ve o telaş içinde neşeli ve çok konuşmak için çırpınan bir arkadaşına rastlardı.Yani şu an olduğu gibi;

-Canım nasılsın.Mayalı çöreğim benim.Nerelerdesin kız.
-Şey buralardayım.Sen nasılsın?
-Var ya ,yemin ederim dün gece seni rüyamda gördüm.Böle boynuna bir yılan dolanmış sende..-Pardon sakın yanlış anlama otobüsüm gelmek üzere..
-Yok yok ne yanlış anlayacağım..sonra sen yılanı boynundan tutuyorsun..aa nereye koşuyorsun ?
Hiç üşenmeden yılanın ne yaptığını sonuna kadar anlatacak.Ben iş yerindeki patron denilen yılandan kurtulmaya çalışıyorum o bana başka yılanları anlatmaya çalışıyor.
Otobüs gelmişti önündeki insanların yüzlerinde bezgin bir ifadeyle otobüse binmelerini izlerken gözü elektrik direğine ilişti.Sonra bulunduğu noktanın gece rüyasında gördüğü yer olduğunu hatırladı.Gerçek gibiydi hele o elinde kırmızı kalem olan adam...birden donakalmıştı direğin üzerinde kırmızı renkte PİLAS yazıyordu.Zaman durmuştu sanki.Ne hissetmesi gerektiğini bilemiyordu.
-Bayan binmeyecek misiniz?
Otobüs şöförü sesindeki ifadeyi iyice sertleştirmişti ama Maya'nın umrunda değildi.Sonunda otobüsün kapıları kapandı.Uzaklaşan otobüste meraklı yolcuların bakışları son koltuğa kadar devam etti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder